Geçen ilkbaharda Fethiye’ye gitmeye karar verdiğimizde beklentim değişik bir mekân görmekten öteye gitmiyordu. Oysa Fethiye bana beklentimin çok ötesinde bir tatil sundu. Ege ile Akdeniz’in kesiştiği Fethiye’de beni ilk karşılayan sıralı dağlar ile denizin birleşiminden doğan mükemmel manzara oldu. Belki de hiçbir yerde göremeyeceğim bu güzelliği ben bugüne kadar nasıl kaçırmışım…

Kaldığımız pansiyonun sahibinden gezilecek yerler ve aktiviteler hakkında edindiğimiz bilgi doğrultusunda bir program yaptık. Mevsim ilkbahar olduğu için bunalmadan gezebilecektik.  İlk etkinlik Fethiye’den Kayaköy’e giden yol üzerindeki Kalepark’ta panoramik Fethiye manzarasını izlemek oldu. Bu tepeden tüm Fethiye kuşbakışı görülüyordu. Oradan Kayaköy’e devam ettik. Günümüzde kimsenin yaşamadığı Kayaköy tarihi bir Rum köyüymüş. Dolaşırken farkında olmadan bayağı yorulmuşuz. Balık Hali’nde yediğimiz akşam yemeği tüm yorgunluğumuzu aldı doğrusu. Ortada bir balık tezgâhı ve etrafındaki restoranlardan oluşan halin özelliği ortadaki tezgâhtan balığını seçip istediğin restoranda hazırlatmakmış. Yanındaki mezeleri ve salataları ile dört dörtlük bir ziyafet çektik.

Ertesi gün adını ortasından akan Paspatur suyundan alan ‘’eski kent’’ Paspatur çarşısına gittik. Aslına uygun olarak restore edilmiş çarşıda ahşap cumbalı otantik evler, hediyelik dükkânlar, kafeler bulunuyordu. Eski bir inanışa göre Paspatur suyundan içenler Fethiye’den ayrılamaz, dönüp dolaşıp gelirlermiş. Çarşıdaki  ‘’Mutfak’’ isimli büfede yediğimiz tantunilerin tadı şimdi bile damağımda. Gece de Paspatur’daki barlar sokağında vakit geçirince anladık ki burası gece hayatı için de doğru adresmiş.

Fethiye’nin çok geniş bir tarihi arşivi olduğu için birçok kalıntı ile karşılaşmak mümkün. Antik kent,  kral mezarları, kale, Fethiye Müzesi, Fethiye Kültür Merkezi gidilmesi gereken yerlerden…  Kültür Merkezi yıl boyunca ciddi organizasyonlara yer veriyormuş. Kilometrelerce devam eden Fethiye Kordon ise tur tekneleri ve kafeleri ile cıvıl cıvıl bir yürüyüş parkuru oluşturuyor. En sondaki ‘’İksirci Tezcan’’ın tostu tadılmaya değer.

Sadece özel arabalarla gidilebilen doğal liman Gemiler Koyu’ndaki göçük şehir dalgıçların çok ilgisini çekiyormuş. Upuzun Çalış Plajında yüzmek, Yörük çadırında gözleme yemek, günbatımını izlemek benim tadına doyamadığım aktiviteler oldu. İnternette Fethiye’deki müstakil ev fiyatları hakkında araştırma yapmaya başladım bile. Paspatur suyunu içenlerin Fethiye’den ayrılamadığı doğru galiba…